← Bilgi merkezine dön
Eleştirel Bakış3 dk okuma

Çanakkale’ye Bu Mimariyi Gerçekten Yakıştırıyor musunuz?

Koyu antrasit cepheli, birbirine benzeyen konut bloklarının temsili görseli

Kapak: Yapay zekâyla oluşturulmuş temsili görsel; belirli bir gerçek konut projesinin fotoğrafı değildir.

Çanakkale’de son dönemde gördüğüm birçok yeni konut projesinde aynı görüntü karşıma çıkıyor: siyah ve antrasit cepheler, biraz beyaz, birkaç kahverengi detay… Villa da olsa apartman da olsa birbirini tekrar eden tasarımlar.

Birinci sınıf malzeme kullanmak, birinci sınıf mimari yapmak değildir.

Modern görünmek için bütün binaları koyu renge boyamak zorunda mıyız? Denizle, rüzgârla ve ışıkla özdeşleşen bir kentte neden bu kadar karanlık bir görsel dilin peşindeyiz?

Ev mi yapıyoruz, sığınak mı?

Bazı binaların girişlerinde ve ortak alanlarında koyu renkler öylesine baskın ki içeride bir yaşam alanından çok sığınaktaymışım gibi hissediyorum. Pahalı taşlar, parlak yüzeyler ve dekoratif aydınlatmalar bu hissi her zaman değiştirmiyor.

Benim aradığım şey daha fazla süs değil. Gün ışığı, ferahlık, insan ölçeği ve bulunduğu yere ait olduğunu hissettiren bir tasarım.

Başka türlü bir mimari mümkün

İspanya’daki Cadaqués’e bakın. Açık cephelerin, denizin ve gün ışığının birlikte oluşturduğu görünüm, bir yerleşimin kimlik sahibi olması için mutlaka gösterişli olmak zorunda olmadığını düşündürüyor.

Cadaqués kıyısında açık renkli evler ve deniz
Cadaqués, İspanya: kıyı boyunca açık renkli cephelerin oluşturduğu bütünlük.Fotoğraf: José Luis Filpo Cabana · CC BY 4.0. En-boy oranı korunarak küçültüldü ve WebP biçimine dönüştürüldü.

İtalya’daki Manarola’da ise renk var. Binalar birbirinin kopyası olmadan birlikte bir karakter oluşturuyor. Burada önemli bulduğum, belirli bir rengi taklit etmek değil; mimarinin coğrafyayla kurduğu ilişki.

Manarola kıyısında kayalık yamaç üzerinde renkli evler
Manarola, İtalya: sıcak renklerin ve farklı cephelerin oluşturduğu kıyı silueti.Fotoğraf: Vald0506 · CC BY 4.0. En-boy oranı korunarak küçültüldü ve WebP biçimine dönüştürüldü.

Çanakkale’yi başka bir yere benzetmek zorunda değiliz. Ama Çanakkale’ye ait bir mimari üzerine düşünmek zorundayız.

Lüksün rengi neden hep aynı?

Siyah bir cephe tek başına kötü mimari demek değildir. Eleştirdiğim, aynı yaklaşımın düşünülmeden tekrarlanması ve bunun otomatik olarak “lüks” kabul edilmesi.

Bir projeyi değerlendirirken yalnızca kullanılan malzemenin markasını değil, gün ışığını nasıl aldığını, ortak alanlarının nasıl hissettirdiğini ve çevresiyle nasıl ilişki kurduğunu da konuşmalıyız.

Bir kent, yalnızca içine ev yerleştirilen bir alan değildir. Her yeni bina, o kentin gelecekte nasıl görüneceğine verilmiş bir karardır.

O yüzden soruyorum: Çanakkale’ye bu mimariyi gerçekten yakıştırıyor musunuz?

M. Kutay ÖZTÜRKÇanakkale Konut Rehberi

Aradığınız mülk için önceliklerinizi belirleyelim

Durumunuzu ve beklentilerinizi mevcut başvuru formumuzdan paylaşabilirsiniz.

Alıcı başvurusunu aç